[B] >  [Bob Dylan Şarkı Çevirileri] > Ballad In Plain D Şarkı Çevirisi
Sponsored Links

Bob Dylan - Ballad In Plain D

Gönderen:runaway.
Eklendi:
Yeni Çeviri Eklemek İçin Tıklayın Çeviri Ekle      Hata DüzeltHata Düzelt
I once loved a girl, her skin it was bronze
Bir kızı sevdim, teni bronzdu
With the innocence of a lamb, she was gentle like a fawn
Kuzu masumiyetinde, geyik yavrusu gibi narindi
I courted her proudly, but now she is gone
Gururla ona kur yaptım, ama gitti
Gone as the season she's taken.
Yol aldığı mevsime doğru

Through young summer's breeze, I stole her away
Yaz meltemine doğru, onu kaçırdım geri
From her mother and sister, though close did they stay
Annesi ve kızkardeşinden, yakında yaşıyor olsalar da
Each one of them suffering from the failures of their day
Günlerinin başarısızlıklarındn muzdarip olsa da heri biri
With strings of guilt they tried hard to guide us.
Suç telleriyle bizi yönlendirmek için fazlasıyla uğraştılar

Of the two sister, I loved the young
İki kardeşten genç olanını sevdim
With sensitive instincts, she was the creative one
Hassas içgüdüleriyle, yaratıcı olandı o
The constant scapegoat, she was easily undone
Sürekli günah keçisi, kolaylıkla mahvoldu
By the jealousy of others around her.
Etrafındakilerin kıskançlıklarıyla

For her parasite sister, I had no respect
Parazit kardeşine karşı saygım yoktu
Bound by her boredom, her pride to protect
Sıkıcılığına bağlı, gururunu koruyacaktı
Countless visions of the other she'd reflect
Yansıttığı sayısız görüntüsü
As a crutch for her scenes and her society.
Sahne ve topluluğuna bir destek olarak

Myself, for what I did, I cannot be excused
Bense, yaptığım şey için, affedilemem
The changes I was going through can't even be used
Geçirdiğim değişimler kullanılamaz bile
For the lies that I told her in hopes not to lose
Kaybetmemek uğruna ona söylediğim yalanlar
The could-be dream-lover of my lifetime.
Ömrümün "hayalimdeki aşk"ı olabileceği ihtimali

With unseen consciousness, I possessed in my grip
Görülmemiş bilinçle, tutuşuma sahip oldum
A magnificent mantelpiece, though its heart being chipped
Muazzam bir şömine rafı, kalbi havalanıyor olsa da
Noticing not that I'd already slipped
Çoktan kaydığımı fark etmemesi
To a sin of love's false security.
Aşk günahının yanlış güvenine

From silhouetted anger to manufactured peace
Silüetli sinirden üretilen barışa
Answers of emptiness, voice vacancies
Boşluk cevapları, ses boşlukları Till the tombstones of damage read me no question but, "Please
Hasarın mezar taşları bana soruyu okuyana kadar
What's wrong and what's exactly the matter ?"
"Sorun ne ve derdin ne?" diye

And so it did happen, like it could have been foreseen
Oldu işte, önceden görülebilirmiş gibi
The timeless explosion of fantasy's dream
Fantazinin hayalinin zamansız patlaması
At the peak of the night, the king and the queen
Gecenin zirvesinde, kral ve kraliçe
Tumbled all down into pieces.
Parçalara doğru yuvarlandı

"The tragic figure" her sister did shout
"Trajik figür" diye kardeşi bağırdı
"Leave her alone, God damn you, get out"
"Onu rahat bırak, lanet olasıca çık git"
And I in my armor, turning about
Bense zırhımla, dönerken
And nailing her in the ruins of her pettiness.
Minnaklığının harabelerine çiviledim onu

Beneath a bare light bulb the plaster did pound
Açık lamba altında, sıva ezildi
Her sister and I in a screaming battleground
Kızkardeşi ve ben savaş yerinde bağırıyorduk
And she in between, the victim of sound
O ise ortada, sesin kurbanı
Soon shattered as a child to the shadows.
Çocuk gibi gölgelere parçalandı

All is gone, all is gone, admit it, take flight
Her şey bitti gitti, kabul et, firar et
I gagged in contradiction, tears blinding my sight
Çelişkiyle ağzımı tuttum, gözyaşları görüşümü engelledi
My mind it was mangled, I ran into the night
Aklım parçalandı geceye doğru koştum
Leaving all of love's ashes behind me.
Aşkın küllerini arkamda bırakarak

The wind knocks my window, the room it is wet
Rüzgar pencereme çarpıyor, odam ıslak
The words to say I'm sorry, I haven't found yet
Üzgün olduğumu söyleyeceğim kelimeleri bulamadım henüz
I think of her often and hope whoever she's met
Onu sık sık düşünürüm ve umarım tanıştığı kişi
Will be fully aware of how precious she is.
Ne kadar değerli olduğunun farkına varır

Ah, my friends from the prison, they ask unto me
Hapishaneden arkadaşlarım bana soruyor
"How good, how good does it feel to be free "?
"Özgür olmak ne kadar iyi hissettiriyor?"
And I answer them most mysteriously
Onlara gizemle cevap veririm
"Are birds free from the chains of the skyway"?
"Kuşlar da havayolunun zincirlerinden özgür mü?"
© 2003-2019 www.alternatifim.com/ Her Hakkı Saklıdır.